Blog

C Vitamini

C Vitamini

vitamin-c

İzmit’in Diyet merkezi olan Diyetse diyetisyenlerimiz Diyetisyen Berat DİLSİZ, Diyetisyen Çağla ALBAY ve Diyetisyen Sena ŞEN ile sıklıkla kafa karıştıran soruları bize anlatıyorlar. Bugün sizler için Diyetisyen Çağla ALBAY kışa yaklaştığımız şu dönemlerde ihtiyacımızın arttığı bağışıklığımız için önemli bir vitamin olan C vitaminini anlatacak.
Hastalıkta C vitaminine yüklenmek faydalı mı ? kaynakları neler ?


HAVALARIN SOĞUMASIYLA İHTİYACIMIZIN ARTTIĞI BİR VİTAMİN; C VİTAMİNİ
Kimyasal adı Askorbik Asit olan C vitamini suda çözünen ve vücutta deposu olmayan, dayanıksız olan bir vitamin.
İnsan vücudunda L-glukonalakton oksidaz enziminin olmamasından dolayı c vitamini üretimi yapılamıyor.
Vücuda alındıktan yaklaşık birkaç saat içinde emilen C vitamini ihtiyacımız günlük 75-100 mg civarında, bu oranda emilim % 95’lerde oluyor alım arttıkça emilim azalmaya başlıyor. Sigara içiyorsanız ek olarak 30-50 mg daha almanız öneriliyor.
Diğer vitaminlerle kıyaslandığında daha dayanıksız olduğu bilinen C vitamini ve bunu içeren gıdalar, kısa süre içerisinde tüketilmeli. Sebzeler çok az suda ve kısa sürede pişirilmeli. C vitamini havanın oksijeniyle birleştiğinde oksidasyona uğradığı için, sebze ve meyveleri bıçakla kestikten hemen sonra tüketmek gerekiyor.
Görevleri saymakla bitmiyor
* C vitamini serbest radikallerle savaşan önemli bir antioksidan. Vücudumuzu yaşlanmanın en önemli nedeni olan serbest radikallerin zararlı etkilerinden koruyor. Biliyoruz ki serbest radikaller reaksiyona girererek DNA ve hücre zarına zarar verebiliyor.
*Duodenal lümende Fe ve Cu emilimini sağlar. C vitamini Fe’i +3 formundan +2 formuna, Cu’ı +2 formundan +1 formuna dönüştürüyor. Eğer C vitamini bunu yapmazsa toksik formları oluşuyor.
*Kollojen, prolin ve lizin aminoasitlerinden oluşan bağ dokumuzu, tendonlarımızı, kıkırdak dokumuzu oluşturan önemli bir protein .
*Tirozinden adrenalin sentezini sağlıyor.
* Safra asidi oluşumunda görevli.
*Yara iyileşmesinde görevli,
* Tiroksin sentezi ve aminooasit metabolizmasında görevli
*Enfeksiyonlara direnç sağlar.

*B vitaminlerinden tiamin, riboflavin, folik asit, pantetonik asit ile A ve E vitaminlerinin vücutta daha verimli kullanıllmasını sağlıyor.
Yetersizliğinde; Skorbüt, anemi, yara iyileşmesinde gecikme ve enfeksiyonlara yatkınlık, iştah kaybı, diş eti iltahabı, diş eti kanaması, deri altı kanamaları, kıl folüküllerinde şişmeler görülür.

FAZLA ALIMI
C vitamininin aşırı alımının bağırsaklarda asiditeyi arttırarak B12 vitamininin emilimini azaltmaktadır. Aşırı vitamin alımı ürik asit miktarını arttırdığı ve ürik asidin eklemelerde biriktiğini unutmayalım.
ASKORBİK OKSİDAZ ENZİMİ
Askorbik oksidaz diye bir enzimimiz var. Bu enzim askorbik asitle reaksiyona giriyor ve oksitleşiyor.
Çiğ besinlerde bulunan askorbik oksidaz enzimi inaktif halde bulunuyor.
ne zaman akitfleşiyor ? kesme, zedeleme, fazla pişirme ile içerisindeki askorbat oksidaz enizimi aktifleşiyor. Eğer bu askorbik oksidaz enizimi aktif hale gelirse askorbik asitten dehidroaskorbik asit formuna dönüşüyor bu istediğimiz bir şey değil.
Askorbik asit formu kurtarıcı form. O formu sürekli hazırda tutmaya çalışıyorum.

KAYNAKLARI
Hangi besinde ne kadar C vitamini var?
C vitamini deyince akla ilk olarak portakal ve mandalina gelsede
Besinlerin 100 gramlarında bulunan C vitamini içeriklerine baktığımızda;
Kuşburnu (400 mg C vit.), maydanoz (172 mg C vit.), taze biber (128 mg C vit.), roka (120 mg C vit.), asma yaprağı (120 mg C vitamini), kivi (100 mg C vit.), tere (87 mg C vit.), karnabahar (78 mg C vit.), çilek ( 70 mg C vitamini), kırmızı lahana (61 mg C vit.), kızılcık (55 mg C vitamini), ıspanak (51 mg C vit.), portakal (50 mg C vit.), mandalina (31 mg C vit.), domates (23 mg C vit.).
Soğuklarında başlamasıyla beraber c vitamini ihtiyacımız artıyor. Fakat C vitamininden maksimum yarar sağlamak için hasta olmadan önce alınması savunma ve bağışıklık sistemimizi korumada daha etkili olacaktır.

En önemli kaynaklar sırasıyla; portakal, limon, greyfurt, kuşburnudur.
Sebzelerden; karnabahar, maydanoz, lahana, domates, biber C vitamininden zengindir; salata ve mantarda da az miktarda bulunur.
Meyveler arasında en çok askorbik asit içerenler; limon, portakal, greyfurt, kivi, ananas, çilek ve Frenk üzümüdür. Sebzeler, özellikle kuşburnu, karnabahar, lahana, ıspanak, kuru soğan, biber, turp, tere, maydanoz ve yer elması askorbik asit bakımından en zengin kaynaklardandır.
Anne sütünde C vit. inek sütünden daha fazladır
 Üzümsü meyveler, turunçgiller, diğer meyveler, yeşil
yapraklı sebzeler en zengin kaynaklardır.
 Pişirme, kesme, bekletme gibi işlemlerle kayba uğrar, bu yüzden diyetle alınan C vitamini hesaplanandan oldukça azdır.
 Stres ve sigara ile kayıp artar.
 Yüksek dozda alındığında dokular doyurulduktan sonra fazlası atılır.
 Ancak aşırı alımı; diyare ve böbrek taşlarına neden olabilir.

Tablo 3.1 bazı meyve ve sebzelerde Askorbik asit miktarı Sebze- Meyve Askorbik asit miktarı (g/100g) Kuşburnu 0,45
Maydanoz 0,18
Yeşil sivri biber 0,1
Kivi 0,09
Karnabahar 0,08
Portakal 0,05
Mandalina 0,03
Limon 0,03

HİDROJEN PEROKSİT ENZİMİ (H2O2)
Eğer C vitaminini kesmede herhangi bir metal kullanmıyorsanız bu enzime hiç dokunmuyorsanız aktif hale getirmiyorsanız eğer yapıda H2O2 var ise o zaman askorbatınız perokside olur siz yine ara ürününüze geri dönersiniz.
Hidrojen peroksit hücre metabolizmasının yan ürünüdür. Bağışıklık sistemimizin sorunsuz çalışabilmes için hidrojen perokside ihityacı vardır. Bir çeşit alyuvarlar olan granülositler, zararlı parazit, virüs ve manratlara karşı ilk savunma mekanizması olarak hidrojen peoksit üretir. Vücudun bağışıklık savunmasında hidrojen peroksit bakteri, virüs ve mantarlara saldırmak üzere, T hücreleri tarafından salgılanır. Hastalık döneminde aktif olarak alınan C vitamini besin içerisindeki askorbik peroksidaz enzimi H2O2 yi suya çeviriyor. H2O2 görevini yapamaz hale geliyor mikroorganizmalar için hücre zehri olan H2O2 etkisizleşiyor.

Enfeksiyonlar, vücut doku ve sıvılarındaki C vitamini miktarını azaltıyor. Çünkü C vitamini mikroorganizmaların yıkımı ve bakterileri öldüren ögeleri korumak için kullanılıyor. Enfeksiyon döneminde beyaz kan hücrelerinde C vitamini düzeyi düştüğü için makrofaj gücü azalıyor, bakteri öldürücü komplement aktivitesi düşüyor.
Bununla beraber şiddetli enfeksiyon ve bakteri zehirlenmelerinde alınan C vitamini miktarının arttırılması gerektiği görüşünde olanlarda var.

Hasta olduğumuz zaman niye C vitaminini ısrarla almaya çalışıyoruz?
Biz hasta olduğumuzda inflamatuar sürecimiz başlıyor.makrofajlarımız yani savunma hücrelerimiz hücre içine aldığı fagosite ettiği yapının membranını parçalıyor, hücreyi yok etmeye öldürmeye çalışıyor.

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir